Menu

22 July

Döngüsel ekonomiye geçişte ortaya çıkan ‘gizli değer önerileri’

Bu yazıyı 2 dakikada okuyabilirsiniz.

Döngüsel ekonomi, içinde bulunduğumuz lineer ekonominin “Üret-Tüket-At” prensibini tamamen ortadan kaldıran, sistemlerin baştan tasarlanması ile atık oluşumunun önüne geçerek, kirliliğin azalmasını, kaynakların verimli kullanılmasını ve bu sayede de doğal sistemlerin yenilenmesini amaçlayan yeni bir ekonomik yapıdır. Bir düşünce yapısı olarak ele alınması gereken döngüsel ekonominin çevresel etkilerinin yanında inovatif yapısı sayesinde yaratacağı yeni istihdam alanları ve yeni iş modelleri ile hem sosyal hem de ekonomik refahı artıracağı düşünülüyor. Fakat döngüsel bir ekonominin baştan yaratılması elbette uzun soluklu bir geçiş sürecini gerektiriyor.

Döngüsel ekonomiye geçiş için gereken en kritik özelliklerinden birisi mevcut sistemleri tamamen değiştiren, yenilikçi çözümlerdir. Mevcut lineer ekonomi dolayısıyla ortaya çıkan problemlerin üstünü kapatmak yerine bu problemlerin ortaya çıkmasını önleyecek, tamamen farklı bakış açısıyla ortaya çıkartılan çözümler döngüsel ekonomiye geçişi hızlandıracaktır. Bahsi geçen yenilikçi döngüsel çözümler sadece atık yönetiminde değil, tedarik zincirinden üretime, lojistikten tüketime kadar değer zincirinin tüm aşamalarını etkileyebilir.

Son yıllarda döngüsel ekonomi prensipleri ile şekillendirilmiş yenilikçi iş modelleri artıyor olsa da bu süreçte tüm paydaşların ‘yeniliğe’ aynı derecede uyum sağlayabildiklerini söylemek mümkün değil. Bulundukları sektörlerdeki deneyimleri ile öne çıkan kurumsal firmaların görece daha yavaş ilerlettikleri döngüsel inovasyon süreçleri, iş dünyasının döngüsel ekonomiye geçiş hızını da azaltmakta.

Diğer taraftan Dünya Ekonomik Forumu’nun döngüsel ekonomiye geçişte ‘öncü’ olarak nitelendirdiği girişimler ise hızlı değişen şartlara uyum sağlama yetkinlikleri ve yeniliğe verdikleri önem dolayısıyla yenilikçi döngüsel iş modellerini hayata geçirmekte daha aktif olsalar da gerekli etkiyi bırakma açısından zorlandıkları bir gerçek.

Bu sorunların çözümü ise çok paydaşlı iş birlikleri ile mümkün görünüyor. Yeniliğe açık fakat gerekli kaynağa erişemeyen girişimlerle deneyimleri ve kaynaklara erişimleri ile fark yaratabilecek kurumsal şirketlerin bir araya gelmesi ile girişimlerin özel sektör içerisindeki ‘boşlukları’ kapatacak yeni iş modelleri ortaya çıkartması mümkün. Fakat girişimlerin döngüsel iş modellerini benimsemesi sonucunda ortaya çıkan tek şey bu olası iş birlikleri değil.

Girişimlerin değer zincirindeki iş akışları döngüsel ekonomi prensipleri ile tekrar ele alındığında daha önceden fark edilmeyen “gizli değer önerileri” ortaya çıkıyor. Bu gizli değer önerileri temelde girişimlerin mevcut iş akışları içerisinde zaten var olan fakat lineer ekonominin sınırları nedeniyle fark edilmemiş değer önerileri. Lineer ekonominin sınırlarını yıkan döngüsel ekonomi ise tam da bu noktada farklı bakış açısıyla düşünmeyi gerektiriyor ve gizlenmiş veya fark edilmemiş bu yeni döngüsel değer önerilerinin fark edilmesini sağlıyor. Bu yeni değer önerileri girişimler için yeni gelir modelleri yaratırken benzer çözümlerin farklı sektörlerde kullanılması da mümkün oluyor.

Döngüsel ekonomi, yapısı gereği değer zinciri boyunca var olan tüm olumsuzlukları ortadan kaldıracak yeni bir sistem tasarımı gerektiriyor. Bu yeni sistem de elbette tüm paydaşların birlikte çalıştığı bir geçiş süreci ile mümkün. Döngüsel ekonomiye geçişin yaratacağı yeni sistemler sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlarken, yenilikçi iş modelleri ile ortaya çıkan “gizli değer önerileri” ise bu geçiş sürecinin heyecan verici noktalarını oluşturuyor.

Döngüsel ekonominin tüm değer zinciri boyunca ortaya çıkarttığı ‘gizli değer önerileri’ ile ilgili daha detaylı bilgi için S360 ekibimizden Tunç Karabayer’in Dünya Ekonomik Forumu için yazdığı “How unlocking 'hidden value' can help start-ups transition to a circular economy” yazısını inceleyebilir, girişimler ve kurumsal şirketlerle gerçekleştirdikleri proje hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.
 

SHARE: