Menu

23 March

Şirketler “SKH badanası”ndan nasıl kaçabilir?

Şirketlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (SKH) güvenilir taahhütlerde bulunmalarına yardımcı olmak için Gold Standard ve WWF bir kılavuz yayımladılar. Yayımlanan kılavuz şu ana kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusunda şirketlerin yaptıkları çalışmaları daha anlamlı hale getirmeyi ve çalışmalara ivme kazandırmayı hedefliyor.

Çevresel sorunları önemsiyor ve bu sorunlara çözüm sunuyor gibi görünmek bir dönem şirketlerle özdeşleştirilen “Yeşil Badana” kavramının çok tartışılmasına sebep olmuştu. Bu konunun şirketler tarafından sadece trendi yakalamak ve pazarlama aracı olarak önemsendiği dönemlerde, şirketler hiçbir stratejik çalışma yapmadan ürünlerine “doğa dostu” etiketi yapıştırıp yıllık raporlarına “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” bölümü ekleyerek paydaşlarını sorumlu olduklarına inanmak ve inandırmak istiyorlardı. S360 olarak yaptığımız bir çalışmayla bu konudaki bilinci arttırmayı hedeflemiştik. Gün geçtikçe paydaşların daha bilinçli sorgulamalar yapmasının da yardımıyla yeşil badana görece azaldı ve şirketler de çevresel konularda taahhütlerde bulunmak ve performanslarını iyileştirmek için yapılması gerekenleri daha yakından takip etmeye başladı.

Birleşmiş Milletler’in (BM) küresel ortalama sıcaklık artışını 2°C ile sınırlamak ve 2030’a kadar gerçekleştirilecek Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle tüm taraflar için adil ve refah içerisinde işleyen bir toplum yaratmak yönünde aldığı kararlar, devletlerin, bireylerin ve iş dünyasını topyekûn harekete geçmesini gerektiriyor. Çünkü BM’nin 2017 SKH Raporuna göre “Birçok alanda gözlemlenen ilerleme yine de hedefleri 2030 yılına kadar karşılamak için pek yeterli değil.” Tam olarak bu sebeple yayımlanan kılavuzun özel sektöre kendi mümkün hedeflerini koyma ve gerçekleştirmede rehber olması bekleniyor.

İş dünyası tarafından Küresel Hedefler hızlıca benimsenmiş de olsa, şirketlerin katkılarında yetersizlikler var. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, incelenen şirketlerin %79’u hedefleri kabul ediyor ancak yalnızca %6’sı kendi strateji ve iş hedeflerini SKH kriterlerine göre yeniden düzenlemiş ve katkılarını ölçmeye yönelik çalışma yapmış durumda. KPMG’nin yaptığı bir diğer araştırmaysa on lider şirketten sadece dördü kurumsal raporlarında SKH’leri kabul ettiğini, %8’inin üzerinde çalışmak için bir vaka sunduğunu ve %10’unun belirli ve ölçülebilir hedefler koyduğunu gösteriyor.

Her zamanki işlerini sürdürürken sadece iletişim dillerini SKH’lere göre değiştiren şirketler “SKH Badanası” suçlamalarıyla karşı karşıyalar. Ayrıca bu şirketlerin koydukları kolayca gerçekleştirilebilir hedefler, küresel hedeflere “adil katkı” prensibinden de oldukça uzakta kalıyor. Yayımlanan kılavuz bunun önüne geçmek için açık ve eyleme geçirilebilir uygulamalar sunuyor. Bunlardan bazıları şöyle:
• Paydaş ve uzmanların da katılımını alarak, etkilerin ve hedeflerin kapsamlı bir şekilde belirlenmesini sağlamak
• Güvenilir ve karşılaştırılabilir etki değerlendirmesi için üçüncü tarafların ve uluslararası güvenilirliği olan kurumların doğrulama ve sertifikasyonunu almak,
• Şirket içi karar verme süreçlerinde SKH’lere de yer vererek inisiyatiflerin bütünsel etkisini anlamak ve fırsatları tespit etmek ve bu sayede maksimum etkiyi yakalamak. Konu hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

SHARE: